Gravyer peyniri denildiğinde akla gelen iki önemli üretim geleneği vardır: Kars’ın yüksek rakımlı yaylalarında hazırlanan Kars gravyeri ve İsviçre’nin Gruyère bölgesiyle özdeşleşen İsviçre Gruyère peyniri. Aynı peynir ailesine ait olmaları nedeniyle bu iki ürünün tamamen aynı olduğu düşünülebilir. Ancak üretildikleri coğrafya, kullanılan süt, olgunlaştırma koşulları, iç yapı, aroma ve kullanım biçimleri bakımından aralarında belirgin farklar bulunur.
Kars gravyeri, Türkiye’nin en değerli yöresel peynirlerinden biridir. Bölgenin zengin bitki örtüsünde beslenen ineklerden elde edilen süt, geleneksel yöntemlerle işlenerek büyük tekerlekler hâline getirilir. İsviçre Gravyeri ise uluslararası adıyla “Le Gruyère AOP” olarak bilinir ve İsviçre’de belirli üretim kuralları çerçevesinde hazırlanır. Dolayısıyla Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri arasındaki farklar yalnızca ülkelerinden veya isimlerinden ibaret değildir.
Bu rehberde iki peynirin kökenini, üretim yöntemlerini, tat özelliklerini, delikli yapılarını ve mutfaktaki kullanım alanlarını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Geleneksel ve güçlü aromalı yöresel peynirleri keşfetmek istiyorsanız Kars gravyer peyniri seçeneklerini inceleyebilir, farklı yöresel lezzetleri karşılaştırmak için peynir çeşitleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Kars Gravyeri ve İsviçre Gravyerinin Kökenleri
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri arasındaki temel farkları anlayabilmek için öncelikle bu iki peynirin ortaya çıktığı coğrafyaları incelemek gerekir. Peynir üretiminde yalnızca tarif değil; iklim, rakım, mera çeşitliliği, hayvanların beslenme biçimi ve olgunlaştırma ortamı da son ürünün karakterini etkiler. Bu nedenle benzer tekniklerle hazırlanan peynirler bile farklı bölgelerde kendilerine özgü tat ve doku özellikleri kazanabilir.
İsviçre Gravyeri, orijinal adıyla Le Gruyère AOP, adını İsviçre’nin Fribourg kantonunda bulunan Gruyères bölgesinden alır. Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan bu peynir, İsviçre’nin en tanınmış geleneksel ürünlerinden biridir. AOP, yani Korunmuş Menşe Adı sistemi kapsamında üretim bölgesi, kullanılan süt, üretim aşamaları ve olgunlaştırma yöntemi belirli kurallara bağlanmıştır. Bir peynirin “Le Gruyère AOP” adını taşıyabilmesi için ilgili şartlara uygun şekilde İsviçre’de üretilmesi gerekir.
Kars gravyerinin hikâyesi ise Kars’ın hayvancılık kültürü ve tarihsel peynir üretim birikimiyle şekillenmiştir. Avrupa tipi gravyer üretim tekniklerinin Kars’a taşınmasıyla başlayan süreç, zaman içerisinde bölgenin yerel şartlarına uyarlanmıştır. Kars’ın yüksek rakımı, serin iklimi, zengin meraları ve geleneksel mandıracılık kültürü, kendine özgü bir gravyer çeşidinin gelişmesini sağlamıştır. Özellikle Boğatepe ve çevresi, geleneksel Kars gravyeri üretimiyle tanınan yerler arasındadır.
Kars gravyerinde kullanılan sütün özellikleri, peynirin karakterini belirleyen en önemli unsurlardandır. İlkbahar ve yaz dönemlerinde Kars yaylalarında otlayan inekler, bölgenin farklı otları ve çiçekleriyle beslenir. Sütün yağ oranı ve aromatik yapısı; mevsime, hayvanların beslenmesine ve üretim koşullarına bağlı olarak değişebilir. Bu farklılık, artizan üretimin doğal bir sonucu olarak Kars gravyerinin her üretim döneminde küçük aroma değişiklikleri gösterebilmesini sağlar.
İsviçre Gruyère’inde ise coğrafi sınırlar ve üretim standartları oldukça ayrıntılıdır. Sütün belirlenen üretim alanlarından gelmesi, üretim sürecinde izin verilen yöntemlerin kullanılması ve peynirlerin uygun mahzenlerde olgunlaştırılması gerekir. Amaç, ürünün tarihsel kimliğini ve belirli kalite özelliklerini korumaktır.
Kars gravyeri de 17 Eylül 2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işaretiyle tescillenmiştir. Bu tescil, Kars gravyerinin yöresel kimliğinin ve tanımlanmış üretim özelliklerinin korunması bakımından önemlidir. Başka bir ifadeyle Kars gravyeri, İsviçre peynirinin basit bir kopyası olarak değerlendirilmemelidir. Benzer bir peynir üretim geleneğinden etkilenmiş olsa da Kars’ın doğal koşulları, sütü ve ustalık birikimiyle özgün bir yöresel ürüne dönüşmüştür.
İki peynir arasındaki köken farkı şöyle özetlenebilir: İsviçre Gravyeri, Gruyère bölgesinin AOP korumalı geleneksel peyniridir; Kars gravyeri ise Kars coğrafyasında gelişmiş ve Türkiye’de coğrafi işaretle koruma altına alınmış yerel bir peynir çeşididir. Bu nedenle tercih yaparken birini diğerinin taklidi olarak görmek yerine, iki farklı coğrafyanın aynı peynir ailesine kazandırdığı ayrı yorumlar olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Üretim Yöntemi, Süt ve Olgunlaştırma Farkları
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri arasındaki farkların en belirgin hâle geldiği alanlardan biri üretim sürecidir. Her iki peynir de genel olarak inek sütünden hazırlanan, telemesi ısıtılan, preslenen ve belirli bir süre olgunlaştırılan sert veya yarı sert peynirler arasında yer alır. Buna rağmen kullanılan sütün kaynağı, üretimin ölçeği, uygulanan sıcaklıklar, kültürler ve mahzen koşulları ürünlerin farklı karakterler kazanmasına neden olur.
Kars gravyeri üretiminde yüksek rakımlı yaylalarda beslenen ineklerden elde edilen süt önemli bir yere sahiptir. Süt, geleneksel üretimde büyük kazanlara alınır ve kontrollü biçimde işlenir. Mayalanmanın ardından oluşan teleme küçük parçalara ayrılır. Telemenin parçalanma boyutu ve ısıtılma süreci, peynirin içerisindeki nem miktarını ve son dokusunu doğrudan etkiler. Daha sonra teleme kalıplara aktarılır, dinlendirilir ve preslenir. Tuzlama aşamasından geçen tekerlekler, serin olgunlaştırma alanlarında aylar boyunca bekletilir.
Kars gravyerinin üretimi ciddi miktarda süt, deneyim ve zaman gerektirir. Büyük bir tekerlek elde edebilmek için yüksek miktarda süt kullanılması, ürünün değerini artıran unsurlardan biridir. Olgunlaştırma sırasında tekerleklerin düzenli aralıklarla çevrilmesi, yüzeylerinin kontrol edilmesi ve mahzendeki sıcaklık ile nem dengesinin korunması gerekir. Bu süreçte peynir su kaybeder, kabuğu sertleşir ve aroması yoğunlaşır. Olgunlaşma süresi uzadıkça daha tok, belirgin ve kalıcı tatların ortaya çıkması beklenir.
İsviçre’nin Le Gruyère AOP peynirinde üretim, AOP şartnamesine göre sıkı biçimde kontrol edilir. Geleneksel olarak çiğ inek sütü kullanılır ve süt, belirlenmiş üretim bölgesindeki çiftliklerden temin edilir. Teleme ısıtıldıktan sonra kalıplanır, preslenir ve tuzlu su uygulamasından geçirilir. Peynir tekerlekleri daha sonra kontrollü mahzenlere taşınır. Olgunlaşma boyunca tekerleklerin yüzey bakımı yapılır ve çevrilir. İsviçre Gruyère’i genellikle en az birkaç ay olgunlaştırılır; ürünün sınıfına göre bu süre 10, 18 veya 24 aya kadar uzayabilir.
Olgunlaştırma süresi her iki peynir için de önemlidir ancak tek başına kalite göstergesi değildir. Sütün niteliği, hijyen, telemenin işlenme biçimi, tuz oranı ve mahzen şartları da sonucu belirler. Aynı süre boyunca olgunlaştırılmış iki peynir, üretim koşullarındaki farklılıklar nedeniyle birbirinden oldukça farklı tatlara sahip olabilir.
Kars gravyerinde geleneksel ve küçük ölçekli üretime bağlı olarak üreticiler arasında belirli karakter farklılıkları görülebilir. Bu durum, yöresel peynirlerde sık rastlanan bir özelliktir. İsviçre Gruyère’inde ise AOP standartları, ürünler arasında daha kontrollü bir ortak profil oluşturmayı amaçlar. Bununla birlikte çiftliğin bulunduğu alan, süt mevsimi ve olgunlaştırma süresi İsviçre peynirinin tadında da farklılık yaratabilir.
Satın alma sırasında yalnızca “gravyer” adına bakmak yeterli değildir. Üretim yeri, üretici bilgisi, sütün kaynağı, olgunlaştırma süresi, saklama koşulları ve ürünün kesit görünümü birlikte değerlendirilmelidir. Güvenilir bir satıcıdan alınan, doğru koşullarda saklanmış Kars gravyeri, bölgenin süt ve peynir kültürünü yakından tanımak isteyenler için güçlü bir seçenektir.
Tat, Aroma, Doku ve Delikli Yapı Bakımından Farklar
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri karşılaştırılırken tüketicilerin en fazla dikkat ettiği özellikler tat, koku, doku ve kesit görünümüdür. İki peynir de olgunlaştırılmış yapısı, süt aroması ve erime kabiliyetiyle tanınır. Buna karşılık aynı peynir olmadıkları için duyusal özellikleri birebir örtüşmez.
Kars gravyeri genellikle belirgin süt aroması, fındıksı çağrışımlar ve uzun süre damakta kalan tok lezzetiyle tanımlanır. İyi olgunlaştırılmış örneklerde tat daha yoğun, katmanlı ve hafif keskin olabilir. Kars yaylalarındaki bitki çeşitliliği ve sütün mevsimsel özellikleri, peynirin aromatik yapısına katkıda bulunabilir. Peynir gençken daha yumuşak ve sütlü bir profil gösterebilirken olgunlaşma ilerledikçe aroması belirginleşir, dokusu sıkılaşır ve lezzeti daha kalıcı hâle gelir.
İsviçre Gruyère peyniri ise olgunluk derecesine göre tatlımsı, meyvemsi, fındıksı, karamelimsi veya daha güçlü aromalara sahip olabilir. Genç Gruyère çeşitleri daha yumuşak ve dengeli bir lezzet sunarken uzun süre olgunlaştırılan örnekler daha yoğun, keskin ve karmaşık bir karakter kazanır. Olgun peynirlerde küçük protein kristallerine rastlanabilir. Ağızda hafif çıtır bir his uyandıran bu oluşumlar, tek başına bozulma belirtisi değildir ve uzun olgunlaştırmayla ilişkili olabilir.
İki peynirin görünümü hakkında sık yapılan bir hata, İsviçre’de üretilen bütün peynirlerin büyük deliklere sahip olduğunun düşünülmesidir. Çizgi filmler ve popüler kültürde görülen büyük delikli “İsviçre peyniri” görüntüsü daha çok Emmental ile ilişkilidir. Gerçek Le Gruyère AOP’nin iç yapısı genel olarak sıkı ve homojendir; büyük ve yaygın delikler karakteristik bir özellik değildir.
Kars gravyerinde ise fermantasyon sırasında meydana gelen gaz oluşumu sonucunda kesit üzerinde farklı büyüklüklerde gözler, yani delikler görülebilir. Bu deliklerin varlığı peynirin tanınan özelliklerinden biri olsa da yalnızca deliklere bakılarak kalite kararı verilmemelidir. Aşırı düzensiz boşluklar, çatlaklar, istenmeyen renk değişimleri veya rahatsız edici kokular üretim ve saklama sorunlarına işaret edebilir. Kalite değerlendirmesinde kesit, koku, esneklik, kabuk ve lezzet bir arada ele alınmalıdır.
Başlıca duyusal farklar şu şekilde özetlenebilir:
| Özellik | Kars Gravyeri | İsviçre Gruyère AOP |
| Üretim bölgesi | Kars, Türkiye | İsviçre’nin tanımlanmış AOP üretim bölgesi |
| Temel süt | İnek sütü | Çiğ inek sütü |
| İç yapı | Belirgin gözler veya delikler görülebilir | Genellikle sıkı; büyük delikler karakteristik değildir |
| Aroma | Sütlü, fındıksı, tok ve yöresel | Dengeli, fındıksı, meyvemsi; yaşlandıkça yoğun |
| Doku | Yarı sert veya sert, olgunluğa göre değişken | Sıkı, pürüzsüz ve olgunluğa göre daha kuru |
| Lezzet yoğunluğu | Üreticiye ve olgunlaşmaya göre değişebilir | Classic ve Réserve gibi olgunluk sınıflarına göre değişir |
| Coğrafi koruma | Türkiye’de mahreç işareti | İsviçre’de AOP |
| Genel karakter | Kars yaylalarının süt ve üretim geleneğini yansıtır | İsviçre Gruyère geleneğini ve AOP standardını yansıtır |
Bu karşılaştırmadan anlaşılacağı üzere Kars gravyerini yalnızca “daha delikli”, İsviçre Gruyère’ini ise yalnızca “daha sert” şeklinde tanımlamak doğru değildir. Her iki peynirin karakteri üreticiye, mevsime ve olgunluk derecesine göre değişebilir. Daha yerel, kuvvetli ve belirgin bir peynir deneyimi arayanlar Kars gravyerine yönelebilir. Dengeli yapıya, sıkı dokuya ve kontrollü olgunluk sınıflarına önem verenler ise İsviçre Gruyère’ini tercih edebilir.
Mutfakta Kullanım Alanları ve Doğru Gravyer Seçimi
Kars gravyeri ve İsviçre Gruyère’i hem doğrudan tüketilmeye hem de sıcak yemeklerde kullanılmaya uygundur. Bununla birlikte peynirin olgunluk derecesi ve aroma yoğunluğu, hangi tarifte daha iyi sonuç vereceğini belirler. Güçlü aromalı olgun bir peyniri hassas tatların bulunduğu bir tarifte fazla miktarda kullanmak diğer malzemeleri bastırabilir. Daha genç ve dengeli bir gravyer ise eritme gereken yemeklerde daha uyumlu bir sonuç verebilir.
Kars gravyeri kahvaltıda ince dilimler hâlinde tüketilebilir. Peynir tabağı hazırlanırken ceviz, kuru kayısı, incir, üzüm, elma ve armut gibi tamamlayıcı lezzetlerle eşleştirilebilir. Güçlü aromalı örnekler ekşi mayalı ekmek veya sade krakerle servis edildiğinde peynirin kendine özgü tadı daha rahat hissedilir. Bal ve peynir birlikteliğini sevenler, ölçülü miktarda Kars balı kullanarak tatlı ve tuzlu aromalar arasında denge kurabilir.
Kars gravyerinin erime özelliği, onu tost, sandviç, omlet, makarna, fırın yemekleri ve çorbalarda kullanılabilecek bir peynir hâline getirir. Rendelenmiş gravyer, fırında pişirilen patates veya sebzelerin üzerinde aromatik bir kabuk oluşturabilir. Kremalı soslara eklendiğinde ise daha yoğun bir peynir lezzeti sağlar. Kullanılacak miktarın peynirin olgunluğuna göre ayarlanması önemlidir; çok olgun ve aromatik bir Kars gravyeri için daha az miktar yeterli olabilir.
İsviçre Gruyère’i fondü, soğan çorbası, kiş, graten, croque monsieur ve çeşitli fırın yemeklerinde sık kullanılan klasik peynirlerden biridir. Dengeli erimesi ve yemeğe kazandırdığı fındıksı aroma, onu sıcak tarifler açısından değerli kılar. Genç çeşitler eritme işlemlerinde tercih edilebilirken uzun süre olgunlaştırılmış Gruyère dilimlenerek peynir tabağında veya yemeklerin üzerine rendelenerek değerlendirilebilir.
Doğru Kars gravyerini seçerken öncelikle ürünün güvenilir bir kaynaktan geldiğinden emin olunmalıdır. Etiket üzerinde üretici, içerik, saklama koşulları ve mümkünse olgunlaştırma bilgileri kontrol edilmelidir. Kesit rengi genellikle açık sarıdan sarıya uzanabilir. Rengin tek başına kalite ölçütü olmadığı unutulmamalıdır; mevsim ve sütün özellikleri doğal renk farklılıkları meydana getirebilir.
Peynirin kokusu kendine özgü ve belirgin olmalı ancak keskin amonyak, yoğun ekşilik veya rahatsız edici yabancı kokular taşımamalıdır. Yüzeyde ürünün doğal kabuğu bulunabilir fakat tüketilecek iç bölümde istenmeyen renklenme, aşırı ıslaklık veya yapışkanlık görülmesi saklama problemi düşündürebilir. Kars gravyerinin delikleri doğal fermantasyonla oluşabilir; ancak deliklerin bulunması tek başına ürünün gerçek veya kaliteli olduğunu kanıtlamaz.
Saklama sırasında peynirin kurumasını ve çevredeki kokuları çekmesini önleyecek biçimde ambalajlanması gerekir. Buzdolabında, üreticinin belirttiği sıcaklık aralığında muhafaza edilmelidir. Hava almayan plastik içerisinde uzun süre bırakmak yüzeyde nem birikmesine yol açabileceğinden uygun peynir kâğıdı veya kontrollü ambalaj tercih edilebilir. Servisten kısa süre önce buzdolabından çıkarılması aromalarının daha rahat algılanmasını sağlayabilir. Ancak peynir oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemelidir.
Yöresel aromayı ön planda tutan, kahvaltıda ve peynir tabaklarında karakterli lezzetlerden hoşlananlar için Kars gravyeri güçlü bir tercihtir. Fondü ve klasik Avrupa tariflerine olabildiğince geleneksel bir tat kazandırmak isteyenler İsviçre Gruyère’ini seçebilir. Her iki peynir de doğru olgunlukta ve uygun tarifte kullanıldığında başarılı sonuç verir.
Kars Gravyeri mi İsviçre Gravyeri mi Tercih Edilmeli?
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri arasında seçim yaparken tek bir peynirin herkes için daha iyi olduğunu söylemek mümkün değildir. Doğru seçim; kişinin damak zevkine, peyniri hangi yemekte kullanacağına, aradığı olgunluk derecesine ve yöresel ürün tercihine bağlıdır.
Güçlü, tok ve yerel karakteri belirgin peynirlerden hoşlananlar için Kars gravyeri öne çıkar. Kars’ın mera koşulları, bölgesel süt yapısı ve geleneksel üretim kültürü, bu peynire kendine özgü bir kimlik kazandırır. Kahvaltıda sade şekilde tüketmek, yöresel bir peynir tabağı hazırlamak veya sıcak tariflere güçlü bir aroma vermek isteyenler Kars gravyerini değerlendirebilir.
Daha standartlaştırılmış bir üretim profili, sıkı iç yapı ve olgunluk sınıfına göre değişen klasik Gruyère aroması arayanlar için İsviçre Gruyère AOP uygun olabilir. Özellikle İsviçre fondüsü ve Fransız soğan çorbası gibi belirli Avrupa tariflerinde geleneksel reçeteye bağlı kalmak isteyenler bu ürünü tercih edebilir.
Yerel üretimi desteklemek ve Kars’ın peynir kültürünü keşfetmek isteyen tüketiciler için coğrafi işaretli Kars gravyeri ayrıca anlamlı bir seçenektir. Türk Patent ve Marka Kurumunun kayıtlarına göre Kars Gravyer Peyniri, 2024 yılında mahreç işaretiyle tescillenmiştir. Bu koruma, ürünün belirlenmiş özelliklerinin ve Kars ile kurduğu bağın kayıt altına alınmasına katkı sağlar.
Satın alma kararında fiyat da etkili olabilir. İthal edilen İsviçre Gruyère’i; döviz kuru, lojistik, vergi ve saklama maliyetleri nedeniyle daha yüksek fiyatlara ulaşabilir. Kars gravyeri ise yerli üretim avantajı sunmasına rağmen yüksek miktarda süt gerektirmesi ve aylar süren zahmetli olgunlaştırma süreci nedeniyle sıradan peynirlerden daha değerli olabilir. Bu nedenle iki ürün karşılaştırılırken yalnızca kilogram fiyatına değil, ürünün üretim yöntemi ve olgunluk düzeyine de bakılmalıdır.
En pratik seçim yöntemi, peyniri hangi amaçla kullanacağınızı belirlemektir:
- Yöresel kahvaltı ve güçlü aroma için Kars gravyeri,
- Kars ürünlerinden oluşan peynir tabağı için Kars gravyeri,
- Geleneksel İsviçre fondüsü için İsviçre Gruyère’i,
- Graten ve fırın yemekleri için her iki peynirin genç veya orta olgun çeşitleri,
- Yoğun aromalı gurme sunumlar için uzun süre olgunlaştırılmış çeşitler tercih edilebilir.
Kısacası Kars gravyeri ve İsviçre gravyeri rakip olmaktan çok, farklı coğrafyaları temsil eden iki ayrı peynir deneyimidir. Kars gravyeri Anadolu’nun yüksek rakımlı yaylalarını ve yöresel mandıracılık kültürünü yansıtırken İsviçre Gruyère’i Alp peynir geleneğini ve AOP standartlarını temsil eder. Damak zevkinize uygun seçimi yapmak için ürünün menşeini, olgunluk süresini, aromasını ve kullanım amacını birlikte değerlendirmeniz gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri aynı peynir midir?
Hayır. Aynı sert ve olgunlaştırılmış peynir ailesiyle ilişkilendirilmelerine rağmen üretim coğrafyaları, koruma sistemleri, süt özellikleri, olgunlaştırma koşulları ve duyusal karakterleri farklıdır.
İsviçre Gruyère peyniri delikli midir?
Gerçek Le Gruyère AOP genellikle sıkı bir iç yapıya sahiptir ve büyük delikleriyle tanınmaz. İsviçre peyniri denildiğinde akla gelen büyük delikli görünüm esas olarak Emmental peynirine aittir.
Kars gravyeri neden deliklidir?
Kars gravyerindeki gözler, olgunlaştırma sürecinde belirli mikroorganizmaların oluşturduğu gazın peynir içerisinde boşluklar meydana getirmesiyle oluşur. Delik yapısı üretim ve olgunlaştırma şartlarına bağlı olarak değişebilir.
Kars gravyeri nasıl tüketilir?
Kahvaltıda, peynir tabaklarında, tost ve sandviçlerde tüketilebilir. Ayrıca makarna, omlet, çorba, sos, graten ve fırın yemeklerinde eritilerek kullanılabilir. Ayrıntılı öneriler için gravyer peyniri nasıl yenir rehberini inceleyebilirsiniz.
Kars gravyeri nasıl saklanmalıdır?
Uygun biçimde ambalajlanarak buzdolabında ve üreticinin belirttiği sıcaklık aralığında saklanmalıdır. Kurumaması, yabancı kokuları çekmemesi ve yüzeyinde aşırı nem oluşmaması için ambalaj düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Kars gravyerinin coğrafi işareti var mı?
Evet. Kars Gravyer Peyniri, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 17 Eylül 2024 tarihinde mahreç işaretiyle tescillenmiştir.
Sonuç
Kars gravyeri ile İsviçre gravyeri arasındaki farklar; üretim bölgesi, süt karakteri, olgunlaştırma yöntemi, iç yapı ve aroma profilinde ortaya çıkar. Kars gravyeri belirgin delikleri, yöresel karakteri ve güçlü aromasıyla öne çıkarken İsviçre Gruyère’i sıkı dokusu, kontrollü üretim standartları ve olgunluğa göre gelişen dengeli aromasıyla tanınır.
Kars’ın peynir geleneğini sofranıza taşımak ve yöresel seçenekleri keşfetmek için Kars gravyer peyniri ürününü inceleyebilir veya tüm yöresel peynir çeşitlerine göz atabilirsiniz.